
aysberg parcalari doldurmus korfezi. hemen gittim. okyanus kabariyodu yine. kuslar muhabbete devam ediyolar yinede. gecen gunle birlikte ortalik karla doldu tasti. o kadar kar saatlerce ustumuze bosaldi. kalktik hersey bembeyaz. insanlar kazma kurekleri almis ellerine, bazisi gule oynaya bazisi usene musene temizlemeye calsiiyodu evlerinin onunu. sonra koca kepceler yol kenarlarindaki karlari kaldirmaya calisiyodu. bi tanesini filme cektim. adam - surucu, vincci, ne denirdi?- iste kapiyi acti, you won't put this ... dedi, anlamadim sonunu, hee dedim, tekrarladi, anlamadim ama bu sefer no, no dedim, el salladim, gitti.
kuresel isinmayla ilgili biseyler hazirlamaya karar verdim donerken, bu kadar erken gelmezdi aysbergcikler. bikac foto, bikac bilgi. zevkli olabilir. ikinici elden bi torba kiyafet eldim, market torbasinin icini doldurabildigin kadari bir dolar. bi kadin 'birinin copu baskasinin serveti olabiliyo' dedi, dogru dedim icimden dorduncu tisortu secerken. dusunelim bakalim: 6 tisort, 1 kapsonlu kazak - ki yillardir gorup alamadigim bi seydi, iki bere. hepsi bir ytl. olcak is mi. olacak is tabi. keske turkiyedede olsa su olay bu kadar yaygin. o kadar kocaman bi ucurum varki zenginle fakir arasinda, zengin kalkip giydigini fakire vermek bile istemez, ustunde gormek istemez belki. oysa su cogu insanin kapildigi tuketim hastaligina biraz olsun panzehir olurdu bu. biraz ben giydim, birazda sen giy. diye diye bende almisim o kadar seyi. ama hepsi bana degil. hem giderken buralardan aynen o dukkana geri gidecekler nede olsa. muze gibiydi dukkanin ici. istedigin-istemedigin- hersey var. hepsi deneyimli seyler. yasli seyler. bu dunya yeni gelmemisler. belki aralarinda cin mali olmayanlarida vardir. dunyanin dortbir yerinden seyler. hatira bardaklari, turistik yer tishortleri - alinan ve birakilan. bazisi kullanmakdan porsumus ama belli, bi ise yaramis.
sen ne diyosun cimi?